ORMAN ŞERHİ NEDENİYLE AÇILAN TAZMİNAT DAVALARI: MÜLKİYET HAKKINIZIN GÜVENCESİ
Hayat boyu biriktirilen birikimlerle edinilen tapulu taşınmazlar, bireylerin en temel güvencelerinden biridir. Ancak, beklenmedik bir orman şerhi ile karşılaşmak, bu güvenceyi temelden sarsabilir. Peki, tapulu arazinize konulan orman şerhi ne anlama gelir, mülkiyet hakkınızı nasıl etkiler ve bu durumda haklarınızı nasıl arayabilirsiniz?
Orman Şerhi Nedir ve Neden Tazminat Davası Gerekir?
Orman şerhi, tapulu bir taşınmazın tamamının veya bir bölümünün orman tahdit sınırları içine alınmasıdır. Bu durum, doğrudan doğruya mülkiyet hakkına bir müdahale niteliği taşır. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kamu yararı gibi belirli istisnalarla ve adil bir bedel karşılığında sınırlandırılabilir.
Tapulu arazinize orman şerhi konulmasıyla birlikte, taşınmaz üzerindeki kullanım, tasarruf ve elden çıkarma haklarınız kısıtlanır veya tamamen ortadan kalkar. Bu durum, taşınmaz sahibinin ciddi bir hak kaybına uğramasına neden olur. İşte bu hak kaybının giderilmesi ve uğranılan zararın tazmin edilmesi amacıyla orman tazminat davası açma hakkınız doğar.
Tapulu taşınmazınıza orman şerhi konulduğunda, normal şartlarda itiraz süresi içerisinde kadastro mahkemesine başvurarak bu şerh nedeniyle meydana gelen zararınızın tazmin edilmesini isteyebilirsiniz.
Gizlenen Bilgiler ve Hukuki Sorunlar: Şerhin Tebliğ Edilmemesi
Ne yazık ki, uygulamada bazı durumlarda orman yönetimi, taşınmazın satılamayacağına dair kayıt veya orman şerhi koyarken malikin bundan haberi dahi olmayabilmektedir. Tebligatın yapılmaması, idare ile hak sahibi arasında ciddi hukuki sorunlara yol açar.
Özellikle satış, ipotek veya hisse devri gibi işlemler sırasında taşınmaz sahibi orman şerhi kararından haberdar olabilmekte ve bu durum, büyük bir şaşkınlık ve mağduriyet yaratmaktadır. Böyle bir durumda, eğer daha önce kadastro mahkemesine dava açılmamışsa, 10 yıl içerisinde yapılan kadastro işlemine itiraz yoluyla orman şerhinin kaldırılması veya zararın tazmini talebinde bulunulabilmektedir.
Tapulu Arazilere Orman Şerhi Konulması ve Hak Kaybının Tazmini
Devlet, anayasal güvence altına aldığı mülkiyet hakkını vatandaşa sunar; ancak kamu yararı veya diğer yasal gerekçelerle bu hakkı sınırlama yetkisine de sahiptir. Fakat bu sınırlamaların adil, orantılı ve hukuka uygun olması esastır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de, kadastro tespiti veya tapulu arazilerin orman sınırları içine alınarak kamulaştırılması ve karşılığında herhangi bir tazminat ödenmemesini, açık bir mülkiyet hakkı ihlali olarak değerlendirmiştir. Dolayısıyla, devlet herhangi bir taşınmazın tapusunu orman sınırlarında kaldığı gerekçesiyle iptal etse dahi, mülkiyet sahibine uğranılan gerçek zararın tazmini yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. Tapu iptali nedeniyle mülk sahibinin malvarlığında meydana gelen azalma, gerçek zarar olarak tespit edilmekte ve bu zararın giderilmesi amacıyla tazminat talep edilebilmektedir.
Orman Şerhi Davalarında Dava Açılacak Yer ve Süreler
Orman kanunu, kendine özgü yapısı ve karmaşık mevzuatı nedeniyle uzun süren davalara yol açabilmektedir. Hak sahipleri, orman şerhi nedeniyle yaşanan mülkiyet hakkı kayıplarının telafisi hususunda zamanaşımı ve başvuru sürelerine özellikle dikkat etmek zorundadır.
Bu tür davalar, taşınmazın sicil kaydının bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmektedir.
Kocaeli ve çevre illerde faaliyet gösteren Tanöz Hukuk Bürosu, orman şerhi tazminat davalarında bölge halkının yaşadığı maddi ve manevi mağduriyetlere yönelik çözüm ortaklığı sunmaktadır. Deneyimli hukuk ekibimiz, yerel ve ulusal mevzuatı yakından takip ederek en güncel bilgileri müvekkillerinin hizmetine sunmaktadır.
Orman Şerhi Dava Süreci: Tanöz Hukuk Bürosu'nun Yaklaşımı
Tanöz Hukuk Bürosu olarak, orman şerhi nedeniyle açılan davalarda izlediğimiz süreç şu şekilde özetlenebilir:
- Taşınmazın Vasfının Belirlenmesi: Dava sürecinin ilk ve en kritik aşaması, taşınmazın hukuki vasfının (örneğin arsa veya tarla niteliğinde olup olmadığının) doğru bir şekilde tespit edilmesidir.
- Arsa niteliğindeki taşınmazlarda: Gerçek zarar, benzer özelliklere sahip emsal karşılaştırması yapılarak tespit edilir.
- Tarla niteliğindeki taşınmazlarda: Zararın hesaplanması, genellikle net gelir yöntemiyle yani taşınmazdan elde edilebilecek potansiyel tarımsal gelire göre esas alınır.
- Zamanaşımı ve Başvuru Süreleri: Orman şerhi davalarında zamanaşımı ve başvuru süreleri kritik öneme sahiptir. Hukuki haklarınızı kaybetmemek için, vakıaların meydana geldiği veya orman şerhinden haberdar olduğunuz andan itibaren profesyonel hukuki destek almanız elzemdir.
- Hukuki Destek ve Uzmanlık: Karmaşık mevzuat yapısı ve uzun süren dava süreçleri göz önünde bulundurulduğunda, orman şerhi davalarında uzman avukatlarla çalışmak kaçınılmazdır. İzmit ve Kocaeli'de uzun yıllardır faaliyet gösteren Tanöz Hukuk Bürosu, tazminat davalarında edindiği derin deneyim ve bilgi birikimi ile müvekkillerine en iyi hizmeti sunmaktadır.
Tanöz Hukuk Bürosu, taşınmaz sahiplerinin orman şerhinden kaynaklanan hak kayıplarını en doğru şekilde tespit edip, Maliye Hazinesi ile Orman İdaresi aleyhine açılacak davalarda müvekkillerinin yanındadır. Tapu kayıtlarının tutulması sırasında oluşabilecek her türlü zararın devlet sorumluluğu kapsamında değerlendirilebileceğini ve mülkiyet sahibinin, kullanım hakkının iptali veya sınırlandırılması durumunda tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır.
