MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI: TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ YAPININ SAHİBİNİ BELİRLEME

MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI: TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ YAPININ SAHİBİNİ BELİRLEME

Hukuki Analiz

Hukuki Analiz

MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI: TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ YAPININ SAHİBİNİ BELİRLEME

Bu yazımızda, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının şartlarını, kimlere karşı açılabileceğini, yargılama sürecini ve bu konudaki önemli yargı kararlarını detaylıca ele alacağız.

Tapulu bir taşınmaz üzerinde, malikinden başka birine ait kalıcı yapılar, tesisler veya ağaçlandırmalar (hukuki tabirle muhdesatlar) bulunduğunda, bu muhdesatların kime ait olduğunun tespiti önemli bir hukuki mesele haline gelebilir. Özellikle ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları, kamulaştırma işlemleri veya kentsel dönüşüm süreçlerinde bu tür ihtilaflar sıkça karşımıza çıkar. İşte bu noktada, "Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası" devreye girer.


Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasının Şartları


Bu davanın açılabilmesi için belirli koşulların varlığı zorunludur:


  • Sınırlı Durumlarda Açılabilirlik: Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, yalnızca ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, kamulaştırma ya da kentsel dönüşüm işlemleri sırasında gündeme gelir ve bu haller haricinde bağımsız bir dava olarak açma imkanı bulunmamaktadır.


  • Taşınmazlarla Sınırlılık: Bu dava türü, sadece taşınmazlar (arazi, bina, bahçe vb.) için açılabilir. Taşınır mallar (araba, eşya vb.) üzerinde muhdesat iddiası ileri sürülemez.


  • Bütünleyici Parça Niteliği: Muhdesatın, taşınmazın bütünleyici bir parçası niteliğinde olması gerekir. Yani, her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar (teferruat niteliğindeki eşyalar) yönünden bu dava açılamaz. Muhdesat, taşınmazın temel niteliğini değiştirecek, ona değer katacak kalıcı bir eklenti olmalıdır.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası Kimlere Karşı Açılır?


Bu dava, taşınmazın tapu kaydındaki tüm maliklerine (sahiplerine) karşı açılır.

Ancak, ilgili taşınmaz maliklerinden, muhdesatın davacıya ait olduğunu açıkça kabul edenler varsa, o tapu maliklerinin davalı olarak gösterilmesine gerek yoktur. Bu durum, davanın gereksiz yere uzamasını engeller ve sadece ihtilaflı tarafların yargılamaya dahil edilmesini sağlar.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Muhdesat İddiası: Yargıtay'ın Yaklaşımı


  • Beyanların Tespiti: Öncelikle tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul edip etmediklerine dair beyanları tespit edilir.


  • Dava Açma Süresi Verilmesi: Muhdesat konusunda ihtilaf (uyuşmazlık) bulunuyorsa, muhdesat iddiasında bulunan davacıya Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 165. maddesi uyarınca, muhdesatın aidiyeti konusunda ayrı bir dava açmak üzere uygun bir süre verilir.


  • Açılan Davanın Beklenmesi: Verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde, bu davanın sonucunun beklenmesi (bekletici mesele yapılması) gerekir.


  • Muhdesatın Değerinin Belirlenmesi: Tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul etmesi veya muhdesatın aidiyeti davası açılıp da muhdesatın davacıya ait olduğuna karar verilmesi halinde;
  1. Yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek bilirkişiden rapor alınmak suretiyle satış bedelinden ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi istenir.
  2. Muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise payları oranında diğer paydaşlara dağıtılmasına karar verilir ve dağıtım oranları hükümde açıkça gösterilir.


  • Dava Açılmazsa: Mahkemece verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde ise, o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi, yani muhdesat iddiası dikkate alınmaksızın ortaklığın giderilmesi davasına devam edilir.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme


  • Görevli Mahkeme: Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasına bakmaya görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu tür davalar, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmez.


  • Yetkili Mahkeme: Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında yetkili mahkeme ise, muhdesatın bulunduğu yer mahkemesidir. Yani, dava konusu muhdesat hangi il veya ilçe sınırları içinde ise, o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olacaktır.


Taşınmazlar üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti davaları, teknik bilgi, tapu ve kadastro mevzuatına hakimiyet gerektiren, karmaşık hukuki süreçlerdir. Özellikle ortaklığın giderilmesi, kamulaştırma veya kentsel dönüşüm gibi durumlarda, muhdesatın doğru tespiti ve değerlemesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.


#izmit#kocaeli#avukat